Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,
Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,
Durup dururken kafamda bir güneşli duman,
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne…
NAZIM HİKMET
Nazım Hikmet’i ben babamdan sevdim. Babamdan öğrenmişim ben hayata bakışımdaki çoğu ayrıntıyı hem de farkında olmadan , hem de durup dururken.
Uzun soluklu olması dileklerimle hepinize MERHABA…
Not : Bu blogu acmamda bana tam destek olan cocukluk arkadasım Handem’e tesekkurler.