Ben küçükken Milliyet Çocuk Dergisine bayılırdım. “2 resim arasındaki 7 farkı bulun” en sevdiğim bölümdü. Ancak bu dergiyi her zaman alamazdım, kuzenimin okuduklarını toplar saatlerce vakit geçirirdim. Ama ilk ben okumuş olmayı çok isterdim.

            Çocukluğumdan kalan bu okuma isteğinden midir bilmem ama kızımı büyütürken de ona kitap okumaya özen gösterdim.Klasik masallar , uydurma hikayeler , anılar vb. birçok şey okuyup anlattım. Daha okuma yazma bilmediği zamanlarda bile gittiğimiz alış veriş merkezlerinde oyuncaklardan çok dergiler dikkatini çekmeye başlayınca aylık bir dergiye abone olma fikri kafamda oturmaya başlamıştı. Tabii daha çok erkendi ama ben hemen olsun istiyordum. Beklemek benim için zor oldu .

            Kızım 3- 4 yaşlarındayken ilk dergi tecrübemiz de “meraklı minik “ oldu. O dergiden çok şey öğrendik anne – kız. Bir keresinde su altı gözlem aracı yapmıştık yoğurt kabı ile. Çalışan bir anne olduğum için kızımla kaliteli zaman geçirmek bana da iyi geliyordu aslında.  Bu dergi belki de bana daha çok şey katmıştı.

            Badem şekerinin  okuma yazma öğrenmeye başlaması ile bu dergiler daha ilginç olmaya başladı. Artık merak ettiği çoğu şeyi kendisi okuyabiliyordu. O zaman “ Bilim Çocuk” la tanıştı.

            Bu ayki “ Bilim Çocuk” kızımın hayalleriyle dolu. İleride aşçı olmak isteyen kızım ilk tarifini bu ay uyguladı. Benim de yardımcı olduğum bu “meyve buz” tarifini sizlerle paylaşıyorum.

Mevsim meyveleri püre haline getirilir ve buzlukta dayanıklı bir kap içerisinde dondurulur. Tarif üç aşağı beş yukarı bu şekilde . Biz kivi ve portakaldan yaptık meyve buzumuzu. Önce meyveleri soyup irice doğradık sonra blendar’dan geçirerek püre haline getirdik. Evde buzluğa koymak için uygun olan kaplar büyük gelince püremizi buz torbasına koyduk. En zor kısmı “olmuş mu?” diye beklemek oldu.  Zaten olması gerekenden daha az buz olarak ve sadece soğuk meyve gibi yendi.

         Sanırım küçükken isteyip de yapamadıklarımın çocuğum tarafından yapılmasından mutlu oluyorum.